Anasayfa

Geç Kalmak İstemiyorum

8 ay önce
Firdevs Süngü

                                                 Geç Kalmak İstemiyorum

Doğan güneşin ışıklarının penceremden sızıp gözlerime gelmesiyle başlamıştım güne. O gün içimde tuhaf bir his vardı. Ben düşüncelere dalmışken annemin sesini duymuştum.

(Zeynep)- Kızım Mira? Hadi kahvaltıya gel.

Annemin mutfaktan seslenmesiyle yatağımdan kalkmış ve her zamanki rutin işlerimi yapıp mutfağa gitmiştim. Babam, annem ve kardeşim Mete ile birlikte her zamanki gibi güzel bir kahvaltı yapmıştık. Sonra ise babam bizi okula bırakmıştı. Okula gelince çantamı sınıfa koymuş ve Elif’i beklediğim pencerenin önüne gitmiştim. Pencereden dışarı bakarken Elif’i düşünmüştüm yine. Onun için neler yapabileceğimi düşünüyordum. Sonra aklıma bir fikir gelmişti ve içimi bir umut sarmıştı. Okuldan çıktıktan sonra hemen eve gidip bu konuyu ailemle konuşup onlardan yardım isteyecektim. Tam o sırada Elif gelmişti ve birlikte sınıfa gitmiştik. Bütün gün sabırsızlıkla eve gitmeyi beklemekle geçmişti. Son ders zili de çalıp okuldan çıktıktan sonra Elif’ten ayrılmış ve hızlı adımlarla eve gitmiştim. Tam da istediğim gibi bütün aile üyeleri salonda oturmuş sohbet ediyorlardı. Ben de yanlarına oturmuş ve hemen konuya girmiştim.

(Mira)- Bana yardım edebilir misiniz?

(Zeynep)- Bir sorun mu var kızım?

(Mira)- Arkadaşıma yardım etmek istiyorum anne ama bir türlü ne yapacağımı bilemedim.

(Zeynep)- Anlat bakalım belki biz yardım edebiliriz.

(Mira)- Önce size Elif’i kısaca anlatayım. Elif, tam teknoloji bağımlısı bir kız. Okuldayken sürekli telefonuyla ilgileniyor. Bazen kızıyorum öyle bırakıyor; ama hemen geri alıyor. Birkaç kez evine de gitmiştim. Ailesi ile düzenli bir iletişimi yok. Kendi odasına çekiliyor ve bilgisayarının başından kalkmıyor. Mete ile yaşıt kardeşi var. O da aynı Elif gibi teknoloji bağımlısı. İşte böyle, ben Elif’in bu şekilde zamanını harcayıp bitirmesini istemiyorum. Onun için bir şeyler yapmak istiyorum ama aklıma gelmiyor.

(Zeynep)- Annesi veya babası uyarıda bulunmuyor mu?

(Mira)- Hayır anne. Onların da çocuklarından pek bir farkı yok. Saatlerce televizyonun karşısında sessizce oturuyorlar.

(Zeynep)- Tamam kızım. Biraz düşünelim sonra tekrar oturup konuşuruz.

O gün başımı yastığıma koyduğumda içimde bir umutla gözlerimi kapatmıştım. Güneş yeniden doğup yeni bir güne başladığımda neler olacağını bilmiyordum. Her zamanki gibi ailemle kahvaltımı yapmıştım ve okula gitmiştim. Sınıfa çantamı koyup pencereye gitmiştim ve Elif’i beklemeye başlamıştım ama bugün ders zilinin çalmasına rağmen Elif okula gelmemişti. Kafamdaki soru işaretleriyle birlikte derse girmiştim. Gelmeyince teneffüste aramıştım ama telefonu kapalıydı. Gelmeyeceği zaman haber verirdi ama bugün ne okula gelmişti ne de haber vermişti. Son ders zili çalıp okuldan çıktığımda eve gitmek yerine Elif’in okula gelirken kullandığı yoldan ilerlemeye başlamıştım. Eğer bugün onu göremezsem uyuyamayacağımı biliyordum. Tek korkum başına bir şey gelmiş olmasıydı. Yolda ilerlerken Elif’in her zaman yanından geçtiği havuza gelince havuzun içindeki bir şey dikkatimi çekmişti ve biraz daha yaklaşmama neden olmuştu. Havuzun içindeki hareketsiz vücudu görünce daha fazla ayakta duramamış ve olduğum yere çökmüştüm. Havuzdaki hareketsiz duran vücut Elif’ti. Sırtındaki çantasından bilmiştim. Gözyaşlarım görmemi engellerken bir süre sonra kendimi karanlığın kollarına bırakmıştım.

Gözlerimi zorlukla açtığımda hastane odasında olduğumu anlamak kısa bir süremi almıştı. Annemin içeriye girdiğini görünce endişeyle bana sorduğu soruları cevapsız bırakıp konuşmaya başladım.

(Mira)- Anne Elif nasıl?

Annem dolan gözlerini yere indirip sessizliğe gömülmüştü. Cevabını bildiğim soruyu tekrar anneme yönelttim; çünkü bildiğim cevabın yanlış olduğunu duymak istiyordum. Aslında doğru olacak diye de bir o kadar korkuyordum. Boğazımda oluşan düğümü zorlukla yutkunarak geçirmeye çalıştım ve konuşmaya başladım.

(Mira)- Anne Elif’in iyi olduğunu söyler misin?

(Zeynep)- Başımız sağ olsun kızım.

O gün Elif okula gelirken telefonuyla oynuyormuş. Havuzun yanına gelince dengesini kaybetmiş ve havuza düşmüş. Düştüğünü hiç kimse görmemiş, yüzme bilmediği için de çıkamamış ve boğularak hayatını kaybetmiş. Her şeyi kamera kayıtlarından öğrenmişler. Hayatıma nasıl devam edeceğimi bu olayı yaşadıktan sonra karar vermiştim. Belki Elif’i kurtaramamış, geç kalmıştım ama başka insanların da bu şekilde hayatlarını kaybetmelerine ve yakınlarının benim gibi acı çekmelerine izin vermeyecektim…

 

Gözlerimi beni dikkatle dinleyen çocuklarda gezdirdiğimde biri konuşmaya başladı.

- Öğretmenim gerçekten çok üzücü bir olaydı ama sonuçta bir hikaye neden ağlıyorsunuz?

Öğrencimin söyledikleriyle ağladığımı yeni fark ettim ve ellerimle gözlerimi sildim. Gözlerim tekrar sıraları dolduran meraklı gözlerin üzerinde gezdikten sonra konuşmaya başladım.

(Mira)- Bu sadece bir hikaye değil çocuklar. Ben sizlerin yaşındayken maalesef bu üzücü ve bir o kadar da zor olayı yaşadım. Yaşadıklarımı hiçbir zaman unutamayacağım. Sizlerden tek isteğim tamamen teknolojiden uzak bir hayat yaşamanız değil, hayatınızı tamamen teknolojiye bağlamamanız. Ben arkadaşıma yardım edemedim ve çok can yandı, hala da yanmaya devam ediyor. Başka insanların da bu konu yüzünden üzülmelerini istemiyorum. Yine geç kalmak istemiyorum. Lütfen çocuklar bu anlattığım olaydan kendinize bir ders çıkarın ve onu asla unutmadan hayatınıza devam edin.

Teneffüs zilinin çalmasıyla kendimi toparladım ve sınıftan çıktım. Öğretmenler odasına gidip üzerimi değiştirdim. Dersten çıkan öğretmenler odayı doldururken arkadaşlarımdan biri yanıma gelip konuşmaya başladı.

- Dersin bitti mi Mira?

(Mira)- Burada bitti.

- Bugün nereye gideceksin grubunla?

(Mira)- Bugün üç okulu ziyaret edeceğiz.

- Keşke senin gibi bir sürü insan olsa, o zaman herkes daha mutlu olurdu. Böyle bir zamanda kim bir grup kurup okulları ve diğer eğitim kurumlarını gezip seminer verir ki?

(Mira)- İşte bizim de tek amacımız öyle insanlar yetiştirmek.

Arkadaşlarımla vedalaşıp hızlı adımlarla okuldan çıktım çünkü bir kez daha geç kalmak istemiyordum… 

 

Yarışma için yazdığım ''Bağımlılık'' konulu bir hikayedir. 

Yorum Yazın

Kitapi üyesi iseniz lütfen giriş yaparak yorum bırakın. Giriş Yap
 
 
 
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır. Email adresiniz görüntülenmeyecektir. Yorumlardan yazarı sorumludur.

Henüz hiç yorum yok :(

yazarken yaşıyorum
(9 ay önce)